11 Ekim 2025 Cumartesi

SESSİZ KAHRAMAN

Yiğit Efe Demir

Önce onu markette gördüm. Kimseler önünde durmuyordu. Kimseler onu almak istemiyordu. Oysa rengârenkti fakat insanlar, çocuklar daha renkli yiyecekler, içecekler ya da elektronik malzemeler alıyordu ve o, boynu bükük bir vaziyette gelip geçeni seyrediyordu. 
Yıllar geçti ve sonunda onunla tanıştım. Okula gidip de onunla tanışmayan var mı? Artık o benim yoldaşım, sırdaşım, arkadaşımdı. Bazen konuşmak istemediğimde o benim duygularımın aynası oluyordu. Çantamda o yoksa büyük bir eksiklikti. 
Onunla girdim sınavlara, onunla kazandım puanları. Üstelik bir tane değil, tek renkli değil… Mavisi var, sarısı var, kırmızısı var ama en çok kullandığım siyah. Zaten öğretmenlerin istediği de o. Neden renklilerinden rahatsız oluyorlar, bunu pek anlamıyorum.
Onun en yakın dostu kim derseniz, benim ancak bir dostu daha var: defter. 
Neyden mi bahsediyorum dersiniz, elbette kalemimden. 
Kalem aslında yazıyı, yazı ise dili var eder. Kalem olmasaydı bugüne kadar gelir miydi kelimeler, şiirler, kitaplar, konuşmalar. Kalem olmasaydı kurulabilir miydi devletler, yapılabilir miydi antlaşmalar. Kalemin olmadığı yerde hâlen devam ediyor savaşlar. 
Hepimizin çantasında, cebinde, arabasında, masasında bulunur mutlaka. Her ne kadar son zamanlarda biraz onu ihmal etse de insanlar o, insanları unutmadı hiç ve hep insanlar için kendini tüketti ama insanlar kendilerini onun için tüketmedi. 
Kalem, medeniyettir. Kalem, sırdaştır, dosttur, arkadaştır, yoldaştır. Her serüven kalemle başlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder