-şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
-şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2026 Cumartesi

DEĞER

 
 Nurgül Asya Kılcı
 
En güzel yıllarıymış hayatımın
Çoğunlukla böyle söylüyor büyükler
Yıllar geçse bile unutulmazmış
Öğrenci iken geride kalan günler

Aslında biraz haklılar zira
İlkokul günlerimi şimdiden özlüyorum
Hatta bir önceki seneyi bile
Düşününce ne kadar güzelmiş diyorum

Çocukluk güzel bir şey doğru
Öğrenci olmak da hiç fena değil
Üstelik her saat ders de yok okulda
Tam daralacakken çalıyor zil

Tek sorun bitmek bilmeyen sınavlar
Çünkü onların biri bitince
Ardından diğeri başlar
Üstelik bazen sorular yanlış 
Ve hatta yanlış cevaplar

En güzel yıllarıymış hayatımın
Öyleydi sınavlar olmasaydı eğer
Üstelik sınavları iyi geçmeyene
Kimse vermiyor değer

UMUT

Nurgül Asya Kılcı
 
Hızlıca karar vermek çoğu zaman
Çok zor benim için
Bütün seçenekleri elesem bile
Mutlaka kalıyor ikisi
Anlamıyorum niçin

Bakıyorum insanlara
Bir anda karar veriyor çoğu
Ve sorgulamıyor bir daha
Seçeneklerin ne olduğunu

Ben varsam bile bir karara
Emin olamıyorum bundan
Düşünüyorum kara kara
Başım ağrıyor yorgunluktan

Hayatta olan bir tarafa
Bazen bir sınavda yaşıyorum bunu
Düşünüyorum dakikalarca
Hangisinin doğru şık olduğunu

Karar vermek bu kadar zor olmamalı
Ama ben kararsızım çoğu zaman
Bu sorunu düşünüyorum aşmayı
Umut kesilmez Allah’tan

YILDIZLARIN SESSİZLİĞİ

 Nurgül Asya Kılcı

Gece iner yavaş yavaş şehre,        
Gökyüzü koyu bir sır gibi açılır.
Yıldızlar tek tek yanar uzakta,
Her biri bir özlem gibi gökyüzüne dağılır

Sessiz bir rüzgâr dolaşır gökte
Sanki kaybolmuş sözleri arar
Hüzünlü, duru ay bile
Gecenin kalbi usulca atar

Bir çocuk bakar pencereden,
Arar gökyüzünde bir şeyler 
Belki bir hayal, belki bir ses
Ve hepsi yıldızlarla titrer

Ve gece fısıldar usulca
Bir hatıradır
Her kayıp ışık aslında

NOTLAR VE SINAVLAR

KERİM YUVACI
 
Notlar
Aslında hiç dert değil
Bir sınavın kötü geçmesi
Fakat bir konuyu anlamamış sayılmak
Bitiriyor beni

Bildiğim bir soruyu yanlış yapmak
Normal bir şey oysa
Kötü geçen her sınavdan sonra
Umudum neyse ki yanımda
Tek sorun bunu anlatmak
Neden yüksek bir not almadın diye
Soranlara

SENİNLE GEÇEN ZAMAN

 
İbrahim GÜL

Günde kaç kez bakıyorum 
Senin yüzüne
Bilmiyorum

Sen olmadığında yanımda
Sanki biraz eksik her şey
Her şeye 
Geç kalıyorum

Sabah seninle uyanıyorum
Derslere seninle giriyorum
Sınavlarda en büyük yardımcımsın
Sen varsan hayatımda düzen var
Sen benim biricik yoldaşımsın
Seninle anlamlı zaman
Seninle bereketli
Kol saatim
Her şeyim

21 Mayıs 2026 Perşembe

BİÇARE

Semih Yılmaz 
 
Çaresizlik çok kapsamlı bir kelime
Bazen bir sınavda çaresizsin
Bazen bir rüyada
Bazen yazarken
Bazen konuşurken

Çaresiz olmadığında insan
Anlamıyor çaresizliği
Ama bazen bir hastanede
Bazen bir teselliye
Gücü yetmediğinde
Çaresizlik gelip buluyor
İnsanı her şeyden çok yoruyor

Ölüm dışında her şeyin 
Bir çaresi var diyorlar
Demek ki gerçekten
Çaresizlik nedir bilmiyorlar

DERS DÜŞÜNCELERİ

Ahmet Emir Koç 
 
Okul son zamanlara yaklaştıkça
Bazı şeyler çekilmez oluyor
Etkinlikler, sınavlar, denemeler
Hepsi birden insanı yoruyor

Derslerin dolu dolu geçtiği zamanlar
Evet yorucu bir akşam beni bekliyor
Ama dersler işlenmeyince
Ya da boş olunca
Zihnim sanki boş kalıyor
Her zamankinden daha çok yoruluyor

Yorulunca boş ders istiyorum
Ders boş olunca ders işlensin istiyorum
Öğrencilik belki de böyle bir şey
Bilmiyorum, bilmiyorum

13 Mayıs 2026 Çarşamba

KAYIP İLANI


Belinay Coşkun
İlham lazım şiir için 
Ya bulamazsam ilham?
Hikayesiz kalır insanlar 
Kitapsız olur dünyalar

Bir ilham kaynağı 
Kapımı çalsa
Yazarım şiirler 
Kitapsız bırakmam dünyayı 

Kayıp ilanı mı versem 
İlhamı gören oldu mu?
Hüseyin Hoca’da mı acaba?
İlhamsız yazar olur mu?

BİR SEBEP DAHA

Belinay Coşkun

Yıldızlar sadece parlamazlar
Yol gösterirler
Aydınlatırlar 
Parlayıp umut verirler 
Ay da onlara eşlik eder

Kaç çeşit yıldız var 
Belki de milyonlar 
Kuzey yıldızını bilirsiniz 
Parlar hem çok parlar 

Yıldızlar da ölürmüş 
Onlar da canlıymış 
İnsan üzülüyor
Bebek yıldız da varmış

KORKU

Belinay Coşkun

Karanlık mı geceyi getirir
Gece mi karanlığı getirir
Karanlık mı korkutur insanı
Yoksa gece mi

İnsan korkar mı geceden 
O zaman karanlıktan korkar
Karanlıkta bir ışık var
Adı da dolunay

Işık varsa
Neyden korkar insanoğlu
Işığın sönmesinden mi
Gecenin bitmesinden mi?

Gece’nin sonu görünür
Karanlık biter
Sabah olur gün doğar
Güneş var ise insan neyden korkar?

12 Mayıs 2026 Salı

EN SON SIRADAKİNİN ŞİİRİ

 Nil Ateş
 
                         Feyza ve Aslı’ya
Bu görüşümü eminim kimse mantıklı bulmaz
Fakat cümleleri hudutlarla esir bırakmak da adaletli olmaz
Eğlemeyim sizi hızlıca söyleyeyim fikrimi
Bence mektuplar lanetli

Ertan bilir bir ödev vermişti Türkçe öğretmenimiz
şiirimi bir askerin atına yazmıştım, belleğim oyun oynamıyorsa adı da “Hilmiz”
Ben de bu ismi bir çiçeğe vermiştim, okulda ıssız bir köşede çabayla dik duran
Adını Hilmiz koyduğum gibi solmaya başlamıştı güçlü çiçek yavaştan yavaşa
 
Ben bu şiiri mektupların lanetini bir kağıda aktarmak için yazdım
Çünkü belki bir hataydı ama Feyza ve Aslı’ya bir mektup yazdım
Aslında bunlar değildi anlatacaklarım ama çaba harcadım
Zamanımız çok dardı üstelik ben en son sıradaydım





HEDİYE

Feyza Duran

                    Nil ve Aslı için
Mektup belki de 
En değerli hediye
Bir arkadaşa bir dosta
Yazılan doğum gününde
Saklanır mektuplar bir dolapta
Ya kitabın ya defterin arasında

Mektup bir çiçektir aslında
Okudukça yeşerir, çiçeklenir
Okunmasa bile
Nefes alıp 
Nefes verir

Keşke yeniden eski günlerdeki gibi
Mektuplar getirse postacı
Baksak her sabah kapının önüne
Bir zarf ve 
Bir pul zarfın üzerinde

Mektup okumak ve yazmak
Sanki geçmişi yeniden yaşamak

GÖNDERİLMEYEN MEKTUP

Ali Çağan Kalaycı

Günlerden 12 Mayıs, 2000’li yılların 26.sı. 
Gönderen: Bir Yazar
Alan: Sevgili Hiç Kimse
Bugün yine istasyona gittim
İnsan bazen olmayacağını bile bile
Aynı yere dönüyor
Belki bir umut, bir sebep için
Alışkanlıktan
Belki de içimdeki küçük bir sevgi pıtırcığından
Aynı bankta
Tren her geçtiğinde 
Herkes ayrı bir dertte

İnsanlar kendi hayatını yaşıyor
Herkese bir son yazılıyor
Ben ise hep aynı bankta oturup
Kendi kaderimi yaşıyorum
Kaderini yaşayan insanları izliyorum

Bir bank
Bir dünya olabilir mi insana
Her zaman hep aynı anda
Hep aynı mekanda
Hep buradayım
Seni gördüğüm son dakikada
Elime tutuşturulmuş, buruşmuş bir mektuplarımı

Sana söylemek istediğim birçok şey vardı
Ama insan bazı cümleleri tam zamanında kuramayınca
İçinde taşıyor geri kalan ömrü boyunca
Duygularına kendine göre şekillendirmiş
Kendi için bir tren
Gerçek bir umut bekliyor

Bu mektubu belki hiçbir zaman okumayacağım
Belki okumayı bile unutacağım
Ama o günü, o yazı
Dökülen yapraklarıyla seni
Ve hala vedalaşamadığımız o günü
Tek bir an gibi 
Seni yaşayarak anıyorum

ER MEKTUBU

Furkan Yörük 
                 Baha için...
Bir gün askere gittiğinizde
Ve ayrı kaldığında her şeyden
Arkadaşım Baha sen hiç merak etme
Ben seni mektupsuz bırakmam
Akşamları uzandığında ranzaya
Açıp okursun mektuplarımı
Bir daha 
Bir daha

Arkadaşlık böyle bir şey değil mi
Merak etme
Unutmayacağım seni

MEKTUP

 Ertan Abdülkadir Erdoğan 

                            Furkan için
Tam hiç mektup yazmadığımı düşünüyordum ki
Beşinci sınıf, ikinci döneminde
Okulun açıldığı üçüncü haftada
Bir perşembe günü
Dersin yirmi ikinci dakikasında
Ödev gereği bir mektup yazdığımı anımsadım
Sadece ödev gereği
Durdum ve düşündüm
Gerçekten de ben kimseye
Mektup yazmamışım hiç
Dersleri saymazsak eğer

Düşündüm günün birinde yazar mıyım 
Galiba cevabım hayır
Gerçekten de ben kimseye
Hiç mektup yazmadım

9 Mayıs 2026 Cumartesi

BÜYÜK SESSİZLİK

 Kerim Yuvacı 

Bir insan en fazla ne ister
Kimi para kimi şöhret 
Fakat ben sessizlik istiyorum
O kadar da zor değil aslında
Sessiz olmak
Ama nedense zor geliyor
Konuşmadan edemiyor
Bu kolay şey 
İnsana zor geliyor
İstediğim tek şey sadece sessizlik
Büyük bir sessizlik

5 Mayıs 2026 Salı

Hayal

İbrahim Gül 
 
Eğer eski çağlarda yaşasaydım
Bir atım olsun isterdim simsiyah
Belki Kömür koyardım adını
Sürerdim yokuşlar diyerek Allah Allah

Ama eski çağlarda yaşamıyoruz
Atlar artık köylerde bile yok
Her yerde araçlar, motorlar
Gürültüsü olsa da çok

Eski çağlarda değiliz ve ben
Bir arabam olsun istiyorum sarı
Yokuşlarda yorulmasın
Rüzgarlarla yarışsın
Belki Limon koyarım adını

Bir araba, çok şey istemiyorum
Bir araba, at yerine
Gitmek için her an
Canımın istediği yere

Şemsiye

Çiğdem Soydağ
 
Kimilerine göre çok gerekli
Kimilerine göre gereksiz bir icat
Şemsiyeden bahsediyorum
Şemsiyesiz de yaşanıyor hayat

Yağmurlu günlerde yollarda
Kimi siyah kimi renkli
Şemsiyelerle yürüyor insanlar
Yürüyorlar ahenkli

Yağmurlu bir günde
Islanmaktan doğal ne var
Eğer gökyüzünden düşüyorsa
Değsin saçımıza, yüzümüze damlalar

Belki güneşten korunmak için
Şemsiye gerekli biraz daha
En azından bir gölgelik başımızın üstünde
Sıcak, yağmur kadar iyi gelmeyebilir insana

ENDİŞE

Ali Çağhan Yılmaz 
Nereye adım atsam ne yana dönsem
Hep içimde bir endişe
Bir korku
Alay edecek sanki kime söylesem

Tam unutacakken onu son anda hatırlamak
Ya da hiç unutmayıp bir korkuyla dolaşmak
Her sene düşüncelerim aynı
Bilmiyorum nasıl olacak

Bakarken bir çeşmeye
Ya da yürürken yağmurlu bir günde
Uyurken, uyanıkken
Eğlenirken, koşarken hep bir endişe içimde
Geçmeyen
 
Sen geldiğin zaman hep aynı şeyler oluyor
Dudağım çatlıyor susuzluktan
Bazen başım dönüyor açlıktan
Korksam da orucumun kaçacağından
Yine de seni seviyorum 
Seviyorum kutlu ramazan

BEREKET

Kerim Yuvacı
 
Okulda uyunabilecek dersler varsa
Ramazan gayet keyifli ve oruç
Kolay geliyor insana

Öğretmenler sanki 
Bizden daha çok etkileniyor oruçtan
Daha iyi anlıyorlar bizi 
Diğer günlerdeki gibi yormuyorlar

Ramazan merhamet ayı
Ve bereket ayı
En çok okulda fark ediyorum bunu
Hocaların merhametinden
Notların bereketinden fark ediyorum.