Sanki bütün sorular halay çekiyordu da başı ben çekiyordum sorularım ve ben Piya’nın önünde dizilmiştik fakat Piya sanki hep buradaymış gibi davranıyordu. Gayet mutlu, halinden memnundu. Piyanın bu kadar rahat olmasına şaşırmış biraz da korkmuştu. Piya’ ya:
-Piya sen buraya daha önce geldin mi, buradan çıkabilir miyiz, dedim. Piya kendinden emin bir tavırla:
-Sen de kimsin, dedi sadece.
-Piya benim ben en yakın arkadaşın, hatırlamadın mı? Nasıl unutursun seninle ne makarna partileri ne kahve geceleri yaptık. Beni unutamazsın bu olamaz, 10-Z sınıfını da mı unuttun. Peki Diller Konuşur Lisesi. Lütfen, lütfen Piya. Beni hatırla?
Aynı cevap:
-Seni tanımıyorum, dedi.
O an fark ettim gözümün kendini tutamadığını. Ağladım, hem de hiç istemediğim kadar. Kesinlikle çirkin görünüyordum. Sarı ile kahverengi karışık saçlarım yüzüme çarpıyordu. Yeşil gözlerime engel olamıyor pıt pıt akıyordu gözyaşlarım. Ağladıkça ağlayasım geliyor. Oysa o benim en yakın arkadaşım, beni hatırlamaması normal değil. Oturdum, sırtımı bir şatonun duvarına verdim. Yine bir ses, piyanın sesi…Olmamalıydı yine kandırılıyordum, o kişi beni tanımıyordu. Ama bu sefer endişeliydi, bir umut kafamı kaldırdım. Bu piya endişe dolu bakıyordu.
-MİYA.
2. Bölüm: Nasıl Kurtulacağız
Piya beni tanıyordu, o zaman biraz önce gördüğüm kişi kimdi? Piya’ ya:
-Biraz önce seni gördüm beni tanımadın.
-Ah o ben değilim ki o benim ikizim.
-Ama senin ikizin yok.
-Evet ama burası masallar diyarı bilinç altımız. Burada herkesin ikizi olur. Ama şuan sorun bu değil, buraya nasıl geldik geri nasıl döneceğiz, asıl mesele bu olmalı.
3. Bölüm: Sen Nereden Çıktın
İkimiz bir olup buradan çıkmaya çalışmalıydık. Yoksa belki de sonsuza kadar burada… Sonunu tamamlamak istemiyordum. Hem çok korkuyor hem de nasıl çıkacağımızı düşünüyordum. Ben derin düşüncelere dalmışken Piya,
-Sen de benim duyduğumu duyuyor musun?
Mert’in sesiydi bu, Piya nın kardeşi Mert. Burada ne işi vardı? Yoksa Bütün herkes mi buradaydı? Mert;
-Off, abla ya, sizde mi geldiniz buraya?
-Siz de derken sen burayı biliyor musun?
-Elbette işte karşınızda Bilinç altı hayaller diyarı; devler, periler, cadılar, büyücüler…Her şey masallardan ibaret burada.
Mert buraya nasıl daha önce gelmişti. Daha önce geldiyse nasıl gidileceğini de bilirdi.
-Mert sen burayı nereden biliyorsun buraya nasıl geldik ve nasıl döneceğimizi de bilirsin. Bilirsin değil mi?
-Yanii. O iş biraz zor olacak ama çıkacağız merak etmeyin, Mert hiç korkmuyordu. Piya merte ikinci kez sordu,
-Mert buraya nasıl geldik, hadi söyle ama.
Mert biraz çekindi kızardı. Ve istemeden de olsa şu cümle döküldü ağızından
-Benim yüzümden. Bir bilgisayar oyunu, aslında onun yüzünden de olabilir. Miya abla bizdeyken bu oyunu oynuyordum, o yüzden gelmedim yanınıza. Geçenlerde bu oyunda yeni bir bölüm atladım. Masallar diyarı. İşte biz bu bölümün içerisindeyiz. Ama can sıkıcı tarafı bilgisayara ışınlanmadık. Yani oyunun içerisinde değiliz. Bu şu demek; biz gerçekten masallar diyarındayız. Oyunda ki bir şiiri okuyorum,
Masallar diyarında bul bir sarmaşık
Sarmaşığı bir deve ver
O sana verecek bir ışık
Yol gösterecek gerçek dünyaya.