13 Aralık 2025 Cumartesi

RENKLER

Gamze Sena Kuyucu


Kırmızı 
Asil bir renk kırmızı, al bayrağımızın rengi. Ama ben oldum olası sevmem kırmızıyı. Sanki bana negatif enerji yüklüyor. Hem derler kırmızı nazar getirir diye. Belki doğru değil ama ben inanıyorum. Benim hiç kırmızı kıyafetim yok ya da kırmızı eşyalarım. Kırmızıya olan nefretim buradan geliyor belki kim bilir? Aslında sonbahar geldiğinde ağaçlarda hoş durur kırmızı. Ama bu ona nefretimi değiştirmez. 

Turuncu
Turuncu sonbahar gelince gelir aklıma. Hem severim hem de sevmem, ikisinin arası. Aslında güzel bir renktir. Turuncuyu yapraklarda görünce ayrı bir neşelenirim nedensizce. En sevdiğim meyvelerin üzerinde var: portakal, mandalina. Turuncu benim dikkatimi çeker gördüğümde. Bu yüzde seviyorum belki de turuncuyu. 

Sarı
Sarı en sevdiğim renklerin arasında. Bana nedensizce enerji katıyor. Onu gördüğümde gülümsüyorum. Sarı rengini çok görürsem o günüm sanki öbür günlere göre daha iyi ve enerjik geçiyor. Mesela güneşin yoğun olduğu günlerde. Sarı bitkilere çok yakışıyor bence. Sarı öbür renklerin yanında olduğunda hepsine canlılık katıyor. Tıpkı ailenin en küçük neşeli çocuğu gibi. Resim çizdiğimde, içinde illa sarı rengi bulunur. Ya ağaçlarda ya tatlı bir kelebekte ya da sevilmeyi bekleyen bir kedide. 

Yeşil
Etrafta çok görmeme rağmen seviyorum yeşili de. Hani bir şeye çok maruz kaldığında ondan bıkarsın ya. Bende öyle olmuyor konu yeşil rengine gelince. Bir ara yeşil rengini pek sevmiyordum. Ama bazı kıyafetlerim, ayakkabım yeşil olunca sevmeye başladım. O zaman fark ettim yeşilin ne kadar değerli olduğunu. Mesela çimler yeşil yerine başka bir renk olsaydı, ilkbaharı seveceğimi tahmin etmiyorum. Hani ormanlar çok değerliler ya. Belki de ağaçlar yeşil olduğundan dolayıdır.

Mavi
Mavi bence sonsuzluğu ifade ediyor. Mesela denize baktığımızda sonunu göremiyoruz. Ya da gökyüzüne baktığımızda atmosferi ayırt edemiyoruz. Bence mavi denize de gökyüzüne de çok yakışıyor. Mavi insana bir umut katıyor bence. Çünkü gökyüzünden sonra uzayın olduğunu hepimiz biliyoruz ama göremiyoruz. Görmek için ise uzaya çıkmak gerekiyor. Ya da denizin ardında kara parçaları olduğunu biliyoruz. Ama o kara parçalarını görmek için gemiye atlayıp saatlerde yolculuk yapmak lazım. Ben sıkıldığımda hep maviye bakarım, gökyüzüne. Sıkıntımı alır götürür mavi. Beni de hayaller ülkesine bırakır.

Mor
Kız olmama rağmen pek de sevmem moru. Bana çok koyu gelir ton olarak. Aslında tam da nefret etmem mordan. Açık tonlarını severim bir nebze. Ben küçüklükten beri mor üzümü sevmem ya da karalahanayı. Renklerinden dolayı mı sevmiyorum, yoksa tatlarını mı beğenmedim bilmiyorum. Mor renginin benim için pek de bir anlamı yok. Gördüğümde de görmediğimde de hiçbir şey olmuyor. Ama mor rengi de lavantaya ve menekşeye ayrı bir yakışıyor. Bu yüzden içimde ona karşı minicik bir sevgi olabilir belki.

Pembe
Pembe küçükken en sevdiğim renkti benim. Kıyafetlerimin, oyuncaklarımın, kalemlerimin, kitaplarımın hepsinin pembe olmasını isterdim. Şimdi diyorum iyi ki her şeyim pembe değilmiş diye. Pembe benim için unutulamaz bir renk. Küçüklüğümü hatırlatıyor bana. O masum anıları, bitmek bilmeyen oyunları… Çok sevsem de küçükken, şimdi soğudum. Ama ömrüm boyunca pembe bana hep o günleri hatırlatacak.

Kahverengi
Kahverengi bana sakinliği aşılar. Kalabalık şehir ortamında herkes toprağa muhtaçtır. Sinirli olunca toprak negatif enerjiyi emermiş. Kahverengi hoş bir renk bana göre. Özellikle yeşille uyumu efsane. Kahverengiye baktığımda benim aklıma küçükken çamurdan yaptığım pastalar, yollar ve tencere, tavalar geliyor.
Beyaz
Huzuru temsil eder beyaz. Etraf karla kaplanınca insanın içine huzur dolar. Kışın sevilme sebebi belki de beyaz renginden dolayıdır. Aynı zamanda beyaz bana başarıyı da çağrıştırıyor. Başarılı insana yıldız gibi derler. Yıldızlar ise farklı renkte olsalar bile dünyadan bakınca beyaz görünürler ve hepimize tepeden bakarlar.

Siyah
Siyah herkes tarafından sevilir. Ben ise pek sevemiyorum. Siyah hüznü temsil eder. Evet, siyah renginde bir sürü kıyafetim var ve giyiyorum ama bir türlü sevemiyorum nedense. Siyaha baktığımda unutamadığım günler geliyor aklıma. Siyah en çok tercih edilen renk. Ama benim tercihlerimde ilk üçe giremez.
Gri
Gri karamsarlığı hissettiriyor bana. Hava kapalı olunca hiçbir şey yapasım gelmez o gün. Gri güzel bir renk. Kıyafetlerimde giyiyorum hep. Ama her tarafta görünce sıkıcı oluyor ara sıra. Özellikle de şehirlerde. Belki de gri etrafta çok da olmasa daha çok seveni olabilir. Gri aynı zamanda çaresizlik gibi. Fırtına olacağı zaman kuşların yuvalarında yaşadıkları panik ve çaresizliğin rengidir belki. 

Bende Bir Ağacım

Gamze Sena Kuyucu

Çok sevilmediğimi bende biliyorum
Görkemli değilim öbürlerinin yanında
Direklerle karşılaştırıldığımda bile
Cılız ve nahif kalıyorum

Çok sık olmayabilir yapraklarım 
Ama bende bir ağacım
Aslında yapraklarım acıtır biraz
O yüzden bana dokunan çok olmaz

Kışın sevildiğimi hissederim
Hatta beni süsleyen bile çıkar
Dökülmez yapraklarım her mevsim
Bu konuda belki de popülerim

Çok hızlı büyürüm
O yüzden dikerler beni
Başka bir sebepten dolayı dikerlerse
Heyecandan kururum
Sonrada kendimi sıcaklığın ortasında bulurum

Büyür kozalaklar dallarımdan
Oksijen süzülür yapraklarımdan
Bende bir ağacım
Bana ayrımcılık yapmayın

Öğrenmek ve Bilmemek Arasındaki Bağ

Gamze Sena Kuyucu

Öğrenmek
Yeni bilgiler edinmek
Düşüncelere yeni kapılar açmak demek
Özellikle meraklı isen
Zor değil öğrenmek

Normaldir bilmemek
Her insanın fıtratında vardır zaten
Sayılar, yollar sonsuz diyorlar ama
Sonsuz olan bir kelime de
Bilmemek bence

Bir söz vardır
Bilmemek değil öğrenmemek ayıp diye
Kim söylemişse 
Şair olmalı bence

Biz insanoğluyuz
Her şeyi bilemeyiz elbet
Ama bilmediğini öğrenirsen
Asıl budur maharet


AH ŞU ÇALAR SAAT

 

Yusuf Kerem Köse


Her sabah,
Kuş sesi yerine
Uyanıyorum seninle.
Ne kadar nefret etsem de,
Olmasan gidemem asla bir yere erkenden.

Tam rüyamın en heyecanlı yerindeyken,
Belki atacakken gol,
Bazen tam dünyayı kurtaracakken,
Çalıyorsun kulağımın dibinde iken.

Ah güzel çalar saatim,
Keşke bir kuş alabilsem senin yerine.
Ama alamadığım için,
Duymak zorundayım,
Cırtlak sesini,
Huzurlu bir müzik yerine.

BÜYÜKLÜK

Yusuf Kerem Köse

Büyüklük neye göre ölçülür?
Boy uzunluğu mudur?
Vücut yapısı mıdır?
Yoksa bilgi sayısı mıdır büyüklük?

Acaba büyüklü kimlerde görülür?
Uzun boylularda mı?
Kaslılarda mı?
Zekilerde mi görülür büyüklük?

Bunların hiçbiri
Değildir bana göre
Büyüklük.
Asıl önemli olan,
Saygıdır her şeyden önce.



ZITLIK

Yusuf Kerem Köse

İlla olmalı mı
Dünyada bir zıtlık?
N’olur
Herkes tutsa aynı takımı,
Herkes sevse aynı çorbayı,
Bir kişi siyahı, bir kişi beyazı.

Zıtlık kötü bir şey değil aslında.
Farklılık katıyor hayata.
Ne olsaydı
Aynı saç mı olsaydı herkesin kafasında?

Arada olması lazım zıtlık
Olmazsa olmaz belki hiç savaş,
Fakat yaşanır fikirsel olarak kıtlık.

SEVMEDİĞİM YEMEK

Yusuf Kerem Köse

Görünce bile bulanıyor midem,
Normalde zorlasalar bile yemem,
Fakat iş büyüklere gelince,
Yemezsem ediyorlar sitem.

Tadı ayrı kötü,
O tatsız yemeği,
İlk yediğim günü,
Herhalde hayatımın anıydı en kötü.

Saygılı büyüklerim,
Lütfen,
Yemediğimiz yemekler için,
Bizi zorlamayın,
Herkesin damak tadı faklı.
Kimi sever ekşi, kimi tatlı.

KAYIP ÇORABIM


Yusuf Kerem Köse

Her sabah nedense
Kayboluyor çorabımın teki.
Artık her nereye gittiyse,
Tarasam da tüm evi,
Bulamıyorum işte.

Belki sevmedi beni,
İyi kullanmadım mı acaba.
Arıyorum seni çorabımın teki.
Her neredeysen çık karşıma.

Artık her 2 çorabımı da.
Belirli yere koyacağım.
Bu sayede,
Saatlerce 1 çorabı aramayacağım.