Zeynep Ada Karadaş
Yalnızlık gibi bir derdim hiç olmadı. Ben, gittiğim her yere mutlaka bir arkadaşımla giderim. Yemekte, çayda, parkta, sınıfta, trende hep onunla beraberim. Üstelik hiç şikayetçi değilim. O da değil bundan eminim. Zaten benden beklediği bir şey yok ki… Bana yük olduğu da yok. Ben sorarsam o konuşur, ben susarsam o da susar. Onunla konuşmak bambaşka dünyalara seyahat etmektir. Onunla dertleşmek tarihin çok eski zamanlarına gitmektir. Bazen hüzünlü bir penceredir onun yüzü bazen neşeli bir söğüt ağacı. Sohbete başlamak yürümek gibidir sessiz bir parkta. Bana bütün tecrübelerini anlatır, hayatın sırrını fısıldar bazen. Yeni yeni insanlarla da tanıştırdığı olur. Onun benimle tanıştırdığı insanlar da tıpkı onun gibidir. Bana zararı dokunmaz, korku vermez bu insanları tanımak bana. Aksine dünyamı zenginleştirirler, hayatı güzelleştirirler.
Arkadaşım benim için bazen bir sığınak. Dünyanın kötülüğünden, insanların zalimliğinden bir kaçış. Bir ada benim için arkadaşım. Yalnızca onun ve benim bulunduğum bir ada. Normalde dağları, ağaçları, dereleri olur adanın benim adam kelimelerle kurulu ve sayfalarla çevrili. İki kapağın arasında benim arkadaşım ve hep yanımda. Evet, kitap benim en sadık arkadaşım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder