Kadir Üstündağ
İsminiz kaderinizdir, denildiğinde bu söze çok inanmamıştım ama her geçen gün biraz daha inanıyorum. İsmim Kadir fakat beni Deli Kadir olarak tanıyorlar. Aslında bir deliliğim yok fakat bir insana kırk gün deli denirse delirirmiş ya bundan korkuyorum. Bazıları kısaca DK bile demeye başladı. Öyle ki artık ara sıra kimliğimi çıkarıp kontrol ediyorum gerçekten Deli Kadir ben miyim diye. Eminim Kadir ismini koyarken ailem bana bu faciayı hiç hesaba katmamıştı. Onların niyeti sadece dedemin adını yaşatmaktı. Şimdi sağa gidiyorum Deli Kadir, sola gidiyorum Deli Kadir. Başka Kadirler de var etrafımda ama nedense onlara Deli Kadir denmiyor. Mesela çayı şekersiz, ayranı tuzsuz, kahveyi tek içen bir Kadir var onun adı Sek Kadir.
Bununla bitse iyi. Bir keresinde bir düğüne katılmıştık ve ailem beni bir masaya gönderdi. Masada yaklaşık on kişi vardı ve hepsinin adı Kadir’di. Kadirler masasıydı resmen ama masanın üzerine çıkma görevini bana vermişlerdi çünkü en Kadir bendim. Deli Kadir.
Bir keresinde de dedemin eski iş yerine gitme gafletinde bulunmuştum. Orada da benzer şeyler yaşadım. Herkeste bir hürmet, bir saygı. Sen bizim ustamız, büyüğümüz Kadir dayısın, diyorlardı. Demek ki dedem de meşhur Kadirlerdendi.
Sadece bu kadar olsa sorun değil, alıştım sayılır ama Deli Kadir dışında başka yakıştırmalar da var. Sırf biraz esmerim diye Çaklıt Kadir diyenler türedi son zamanlarda. Tam biraz tatlı bir çocuk olabilirim, esmer de olabilirim ama bu yakıştırmayı sevmiyorum. Lakap takmanın bile bir inceliği olmalı değil mi? Ne yapalım, bu yaştan sonra adımı değiştirecek değilim. Hem dedeme de ayıp olmaz mı? İsim, kadermiş. İsmim Kadir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder