Nurgül Asya Kılcı
Ahsen, her zamanki gibi eline bir Harry Potter kitabı alıp okumaya başladı ama kendini o kadar çok kaptırmıştı ki okumaya saatin kaç olduğunu fark etmemişti bile. Saat gece ikiye geliyordu ve Ahsen elinde kitapla uyuyakalmıştı. Uyandığında ise bir terslik fark etmişti. Uyandığı yer Ahsen’in kendi odası değildi ve odada birkaç yatak, yataklarda uyuyan başka kitaplar vardı. Ahsen neler olduğuna pek anlam verememişti. Ardından yanına bir kız geldi ve ona neden hala elbiselerini giyinmediğini sordu. Biraz daha beklerse derse geç kalacağını söyledi. Ahsen tam “ne dersi?” diye soracakken kızın üzerindeki Gryffindor kıyafetini gördü ve şaşırdı. O an neler olduğunu anlamıştı artık. Anlam veremediği bir şeklide Hogwarts’taydı. Bu, onun için harika bir şeydi. Ahsen hemen kalkıp kıyafetini giyindi ve derse gitti. Derse girdiğinde karşısında Harry ve Ron’u görünce çok şaşırdı. Boş bir yer buldu ve oturdu. Oturur oturmaz kapı açıldı ve dersin öğretmeni Profesör Snape içeri girdi. Tam o anda Ahsen bir ses duydu:
-Ahsen, kalk kızım okula geç kalacaksın. Yere düşürdüğün kitabı da lütfen yerine bırak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder