Mohaç meydan muharebesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mohaç meydan muharebesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2025 Perşembe

SURVİVOR NE Kİ?

 
Kadir Üstündağ

Her sabah ve akşam aynı curcuna. İnsanlar bağırıyor, gülüyor, kimileri de hüzünlü. Koltuk kapma savaşı günde iki kez. Neymiş efendim, orası hep onunmuş. Hep orda otururmuş, o koltukla arasında bir bağ oluşmuş, hatta kendi yokken bile ruhu orda otururmuş. Koltuklara fısıldayan adammış kendisi. Bunlar neyse ama bir de hışırtı, gürültü. Cips ambalajlarının sesi, bitmiş su şişelerinin burulma sesi, iğrenç iğrenç sakız çiğneyenlerin sesi ve daha da beteri aksırık, öksürük sesleri… Hepsine tamam fakat ya yerlere saçtıkları çöpler, ambalajlar, kağıtlar ve en kötüsü sakız. Hele de aromalı ve renkli sakız ise yere atılan ve yanlışlıkla basmışsanız üzerine, gün boyu yürüdüğünüz her yere bir iz bırakmanız mümkün. 
Ha bir de tepe kulaklığını takınca bu ortamdan ışınlandığını düşünenler var. Kırmızı, mavi, pembe ve kocaman kulaklıklar. Eminim çoğu bu kulaklığı yalnızca üşümemek için kullanıyor ya da yelken gibi kulaklarını yapıştırmak için kafasına. Bir insan nasıl bu kadar müzik bağımlısı olabilir ki?
Günde iki kez curcuna, sabah ve akşam. Sabah, biraz daha katlanılabilir belki zaten çoğu gözler uykulu fakat akşam curcunası sanki Mohaç Meydan Muharebesi. Sanki gün boyu yatmış, uzanmış ve dinlenmiş herkes ve enerjisini bu saate saklamış gibi. Üstelik gereksiz kahkahalar, şakalar, sataşmalar ve itip kakmalar. Nasıl hayatta kalıyorum, nasıl tahammül edebiliyorum bazen kendime şaşıyorum. Sabrıma şaşıyorum. Sonra aklıma arkadaşım geliyor, hemen solumda oturan. Bir anda göz göze geliyoruz onunla ve istemsiz biçimde gülüyoruz. Bir anlığına biz de anlamsızca gülenler kervanına dahil oluyoruz. 
Kolay iş değil günde iki kez servisle okula gidip gelmek. Kolay iş değil servisle tek parça halinde okula ulaşmak ve eve dönmek.