Rukiye Tokgöz
Ben Fatıma.
Gazzeliyim.
On yaşındayım ama kalbim kırk yaşında.
Bedenim yaşıyor ama ruhum öldü.
Okula gitmiyorum çünkü okulum yok.
Bombalar okulla beraber geleceğimizi de yıktı.
Oyun oynamıyorum çünkü arkadaşım yok.
Yine bombalar onları bizden aldı.
Ramazan değil ama oruç tutuyorum.
Yemek olmayınca kendimi böyle avutuyorum.,
Namaz kılıyorum ama vakti bilmiyorum.
Ezan okunmadığından güneşe bakıyorum.
Camiye gitmek istesem de gidemiyorum.
Yıkılmamış cami bulamıyorum.
Ben bunları yaşarken, dünyada neler oluyor?
Bu hapishanenin dışında, insanlar nasıl yaşıyor?
Bizi umursamayıp, rahatça mı yaşıyorlar?
Haberleri izleyip, ah, vah mı ediyorlar?
Sonra hiçbir şey yokmuş gibi, katili mi destekliyorlar?
Yoksa vicdanlarını mı dinliyorlar?
Söylemekle kalmayıp, elinden geleni yapmayı mı deniyorlar?
Bizim de insan olduğumuzu, haklarımızın olduğunu
Biliyorlar mı? Bilmiyorlar mı?
Bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var.
Hepsi olmasa da iyi insanlar var.
Elinden geleni yapan, harekete geçen insanlar.
Bizim için gemilerle geliyorlar.
Bize umut veriyor, yalnız bırakmıyorlar.
Diğerleri gibi üç maymunu oynamıyorlar.
Onlar olmasa da Allah var.
Yalnız olanlar susanlar.
Bildiğim bir şey var: Yalnız değiliz.