8 Kasım 2023 Çarşamba

DÜNYANIN GARİPLİĞİ

Yusuf Kerem Köse

Dünya her haliyle garip
Lavken de su iken de
İnsansız da garip
İnsanlı da
Renksiz de renkli de
Kötüler acımasız, iyiler vicdanlı
Dinozorlar büyük atomlar küçük
Hayvanlar dilsiz insanlar konuşkan
İşte her şey burada karışıyor
Güçlüler de var güçsüzler de
Hızlı yavaşlar
Herkes garip
Her şey değişik

 

 

SULARIMIZ

 
Yusuf Kerem Köse
Dünyanın dörtte üçü
Ülkemizin üç tarafı
Şehrimizin Kızılırmak’ı
Ne güzel sular ırmaklar
 
Yer altında bekliyor
Bizi tatlı sular
İçmek çok güzel
Sıcak veya soğuklar
 
Şelaleler, göller
Ne güzel o sesler
İçlerinde yaşarlar
Canlılar bitkiler
 
Tatlıları da var tuzluları da
Derinlikleri çok fazla
Denizaltları içinde
Dolaşıyorlar özgürce

7 Kasım 2023 Salı

ÇOCUKLUĞUM


Yusuf Kerem Köse

Bahçeme bakınca aklıma
Çocukluğum geliyor
Bazen gülen bazen üzülen
O çocuk bana gülüyor
 
Ellerimden kaydı
Soğuk kartopları
Gözlerim yaşarıyor hatırlayınca
Diyorum onlar benim anılarım
 
Hayatın keyfi
Asıl o zamanlarda çıkarmış
İnsan büyüyünce
Renkleri solarmış
 
Sadece bir gün daha
Yeterdi benim için
Neden gittin çocukluğum
Sana kal diyemedim

BÖCEK CENAZESİ


Eymen Akif Şahin
Bir kuru böcek vardı
Sınıfın tam ortasında
Onu gören arkadaşlarım
Korkuyla bağırdı
 
Gittim yanlarına ne var dedim onlara
Kuru bir böcek dediler bana
Yaklaştım ona
Hareketsiz duruyordu orada
 
Ölmüş bir böcekten korkulmaz ki
Dedim yanımdakilere
Elime bir mendil aldım
Böceği götürdüm bahçeye
 
Cenaze törenini ben yaptım
Mezarının üstüne de bir çiçek taktım
 

KİTAPLAR

 Hanzade Eligüzel 
Kitapları severim
Hele de resimli olanı
Ve sayfaları renkli, küçük olanı
Yazıları da küçükse
Her sayfa ayrı hayal
Her sayfa ayrı pencere
 
Kitapları severim
Hele de evimizde olanı
Durup durup raflardan alırım
Onlarla değişik düşüncelere dalarım
 
Kitapları severim
Bazıları çağırır kendine yeniden
Bitirsem bile seslenirler ardımdan
Beni bir daha okur musun lütfen
 
 

ÖYLEYSE...


Ezgi Budak
 
Değişmeyen tek şey 
Değişimin kendisidir derler ya 
Yalan 
Öyle ise açıklayın bana 
Zaman ne denli 
Alır sevdiklerimizi bizden 
Hiç söz dinlemeden hem de 
Tanımadan “vakit” bile… 
 
Kendini bilmez  
Bencil şey 
Düşününce 
Haklı da
Ne olduğu fark etmeksizin  
Her şey yapıcısına çekmiştir 
Bir nevi modern puttur zaman 
Yapan insan 
Tasarlayan insan 
Üreten insan… 
 
Öyle ise açıklayın bana 
Neden  bağlı kalmak zorundayız buna
Sınırlı “zamanımıza” 
Şimdi yine
Soruyorum sizlere 
Neden yaptığımız şeyler 
Yönetsin ki 
Bizleri

MIYORUM

Emir Baran İpek

Bilmek istiyorum bilemiyorum
Bulmak istiyorum bulamıyorum
Sorsam da cevabı göremiyorum
Yok mu bunu çözecek bir Holmes

Herkes soruyor da soruyor
Beni bir makine mi sanıyor
Benim merakım coşuyor
Yaşıyor muyum bilemiyorum

Bunu bilen var mı çözemiyorum
Bu bir şiir mi anlayamıyorum
Bu ironiden çıkamıyorum
Bir tek bu kaosu biliyorum

İŞTE GELDİ YİNE 29 EKİM

  
Eymen Akif Şahin
İşte beklediğim gün
Herkes evinden çıksın bayrak asıyorum
Balonları şişiriyorum
İşte geldi yine 29 Ekim

Günlerdir bu günü bekliyorum
Yazdığım şiirleri okuyorum
Sevinçten havalara uçuyorum
İşte geldi yine 29 Ekim

Topumu kırmızı beyaza boyuyorum
Kardeşim ve arkadaşlarımla oynuyorum
Her gün bu bayramı kutluyorum
İşte geldi yine 29 Ekim
 
Odamı resimlerle donatıyorum
Bugün interneti kapatıyorum
Yemekler yapıyorum bayram diye
İşte geldi yine 29 Ekim

Sokakta bağırdım: Cumhuriyet, diye
Sonra bana katılın dedim mahalleye
Bisikletimle gezdim Cumhuriyet diye
İşte geldi yine 29 Ekim