11 Ekim 2025 Cumartesi

YAZ

 Ecem Ercins 

Kışın başkenti Sivas’ta yaşasam da
En sevdiğim mevsim yaz
Gezmeler yazın anlamlı
Filmler ve kitaplar yazın başka
Fakat kış
Büyük bir yokuş

Bir de sonbahar var kimilerinin çok sevdiği
Benim bir türlü ısınamadığım
Hatta usuldan üşümeye başladığım
Sonbahar 
Kışın habercisi
Belki de bu yüzden
Sevmiyorum kendisini

Yaz
Evet yaz
Sadece birkaç ay sürse de
Benim mevsimim yaz
Keşke uzun sürse biraz
Yeşillikler kaybolmasa
Olmasa her yer bembeyaz

9 Ekim 2025 Perşembe

GÖKYÜZÜ

 Elif Erva Ağar

Ne zaman daralsa içim
Bir gökyüzü ararım göğün yüzünde
Başımı kaldırırım bakarım
Bulutların içindeki kendime

Bazen bulutlar mutlu
Bazen kederli
Tıpkı benim gibi

Ne zaman daralsa içim
İçimi ararım gökyüzünde
Kendimi ararım
Ruhumu ararım
Varlığımı ve yokluğumu ararım
Her zaman bulamasam da aradığımı
Gökyüzüne bakarım
Bakarım

UZAKLARI ÖZLEMEK

Aden Mira Kartal

Eğer Anadolu’nun tam ortasında
Bozkırda yaşıyorsanız
Normaldir sevmeniz bir köpeği
Ya da kediyi
Hatta kuş denildiğinde
Kargayı

Ama ben burada
Oturup okyanus hayalleri kuruyorum
Ve en çok 
Balinaları seviyorum

Bir kez bile görmemiş olsam da
Bir okyanusa ayaklarım değsin istiyorum
Balinaları özlüyorum

Çok özlediğimde okyanusları ve balinaları
Kızılırmak’ın kenarına gidiyorum
Bir şişe içine notlar yazıp
Irmağa bırakıyorum
Bir gün ulaşır okyanusa belki diye
Bekliyorum 
Bekliyorum

ANAHTAR

 Kadir Üstündağ

Her kapının bir anahtarı var
Her anahtarın kapısı
Bazı kapılar içerden kilitli
Bazı kilitlerin üzerinde kalmış pası

Bir kilit var önümde 
Anahtarını bulamadığım
Durup durup karşıma çıkan bir kapı var 
Bir türlü eşiğini atlayamadığım

Kapılar ve kilitler
Kilitler ve kapılar
Galiba hayat bundan itibaren
Hep böyle geçecek
Kilitli kapılar bakalım
Ne zaman beni içine çekecek

BİR FEN DERSİ SORUNU

 Yusuf Ensar Güler 

Aslında çoğu fen konusu
Çok sıkıcı doğrusu
Fakat kara delikler çekti dikkatimi
Sadece dikkatimi değil 
Her şeyimi
Kendi içine çökmüş 
O da benim gibi

Diyorlar ki
Kara deliğe düşen hiçbir şey
Çıkamaz geri
Ben bir fen dersinde buraya düştüğümden beri
Çalışıyorum şimdi çıkmaya
Deli gibi


TUHAFLIK

Metehan Darıcı

Bilgisayarı açıyorum
Her şey İngilizce
Çarşıya çıkıyorum
Tabelalar İngilizce

Markete giriyorum
Ürünler İngilizce
Okula gidiyorum
Dört saat İngilizce

Yine de İngilizce konuşamıyorum
Alışveriş yapıyorum, oyun oynuyorum
Çarşıda geziyorum
Her yer İngilizce

Tarih dersini hatırlıyorum
Birinci Dünya Savaşı
İtilaf Devletlerine bakıyorum
Karşıma geliyor İngiltere 
Biz bunları her türlü yenmemiş miydik
Neden her yer İngilizce 

AKŞAM

Semih Yılmaz

Eğer akşam olmasaydı
Hepimiz bir sofrada oturamazdık
Babam işten gelemezdi mesela 
Akşam olmasa
Ben mahsur kalırdım okulda

Eğer akşam olmasaydı
Gece de gelmezdi ardından
Uykular yalan olurdu, rüyalar yalan
Hatta geçmezdi günler salıdan çarşambaya
Perşembeden cumaya

Eğer akşam olmasaydı
Anlamı olmazdı sabahın, öğlenin
Ve uzayan gecenin

Bence her şey akşama ayarlı
Ödevler, yemekler, buluşmalar, sohbetler
Bence her şey akşamda saklı

BAŞLAMADAN JÜBİLE

 

Ahmet Emir Koç

Sonunda şansım yaver gitmişti ve bir örümcek tarafından ısırılmayı başarmıştım. Gariban örümcek kendini öldüreceğimi zannedip yalvaran gözlerle bana bakmıştı ama ben onu öldürmek yerine eğilip öpmüştüm ve şöyle demiştim:
-Teşekkür ederim güzel örümcek. Senin ömrün boyunca tüm bakımların artık bana ait. İstediğin yere istediğin büyüklükte ağ yapabilirsin.
Örümcek şaşırmış ve bir süre sonra ani hareketlerle uzaklaşmıştı bende. Onun uzaklaşmasını izledikten sonra artık süper güçlerimi deneyebilirdim. Balkona çıktım ve karşı binaya doğru kolumu uzatarak ağ fırlatmaya çalıştım fakat bir türlü olmuyordu. Belki de henüz bu yeteneğim yüklenme aşamasındaydı. Bir süre sonra annem içerden seslendi:
-Akşam yemeği hazır…
Tıpkı Örümcek Adam gibi koştum, yuvarlandım ve masanın dibine çömeldim:
-Kahraman oğlun geldi anne, dedim.
Annem bir şey anlamadı söylediklerimden. Zaten anlamasını da beklemiyordum. Annem gayet sakin:
-Yine mi arkadaşlarınla süper kahraman oyunları oynadın, dedi.
-Bu kez olay bambaşka anneciğim, bu bir oyun değil. Yeteneklerime sen de inanamayacaksın diyerek kolumu tavana doğru uzatmaya başladım. Bir, iki, üç denemeden sonra annem kolumdaki böcek ısırığını fark etti ve kolumdan tutarak beni ilkyardım dolabına doğru sürüklemeye başladı.
Direnmem nafileydi. Önce bir güzel dezenfekte etti ısırık bölgesini ve ardından da krem sürdü.
Ben çaresiz izliyordum onun müdahalesini. Bütün yeteneklerimin aşama aşama silindiğini hissediyordum. Üzülerek anneme baktım:
-Anne, dünya senin yüzünden bir kahramandan oldu.
Annem anlamıyordu.
Örümcek, duvarın kenarından sessizce bizi izlemeye devam ediyordu, galiba gülüyordu.