Baha Kayhan
Bu hikâye bana kalmıştı bir yaz gününden. Bilmiyorum başka şey kalmadı bana neden. Bunu yazmak zorundaydım arkadaşlarım yorulmuş olsa da gülmekten. Oysa bana en çok gülen kişi, sensin. Sen yani sadece orada oturan, konuşan, yorulmadan çene çalan.
Nerede kalmıştık evet bahsediyordum size hikâyeden. Bu hikayeydi bütün akşamımı mahveden. Bitmeliydi bu hikâye kimse görmeden. Fakat hikâye benden uzaklaşıyordu ben istemeden. Sessizce kenarda düşünüyordum ben. Kelimeleri saydım, ölçtüm zihnimden. Zihnim bir türlü kopamıyordu senden. İngilizce kelimeler geliyordu aklıma nine, ten. Bu yazı sonuna geldi hikâyeye geçmeden. Başka birilerinin de metinleri vardı yazması gereken. Keşke gelseydim daha erken. Böyle oluyormuş demek ki bir ders geç gelen.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder