Metehan Akkaya
Bir ailede ortanca kardeş olmak bazen iyi bazen kötü bir şey. İyi olan yönleri ne diye soracak olursanız ne ilk çocuksunuz ne de son. Arada bir yerdesiniz. Ne büyük sorumluluklarınız var ne de şımaracak kadar küçüksünüz. Gerçi sorumluluk dediğimiz şey biraz da kişinin kendisiyle ilgili. Büyükler sorumsuz olabildiği gibi küçükler de şımarık olmayabilir her zaman. Ben, yerimden memnum. Büyük çocuk olsaydım yine memnun olurdum. Ailenin en küçüğü olsam yine memnun olurdum. Yaş sırasının benim için çok büyük bir önemi yok aslında. Önemli olan aile bilincini yaşamak, kaybetmemek. Çocuk, ailenin bir parçası ve en deneyimsiz kitlesi. Büyüklere düşen çocuklarına tecrübelerini aktarmak. Bir ağabeyimin olması benim için kimi zaman avantaja dönüşebiliyor. Oyun oynarken onun eşyalarını kullanabiliyorum mesela. İzin veriyor buna. En azından bilgisayar kullanmam gerektiğinde klavyesini vermese de faresini kullanmama izin veriyor. Artık ona küçük gelen kıyafetleri kullanmak da iyi bir şey. Çabucak israf olmuyor giysiler. Şu an ayaklarımda ondan kalan çoraplar var. Bu, benim için mutluluk sebebi.
Küçük kardeşim için de bu durum iyi olsa gerek çünkü benden sonra da o kullanamıyor giysileri. Ona yeni şeyler alınıyor çoğu zaman.
Ortanca olmak hem ağabeyle iyi geçinmek demek hem de kardeşle. Kardeşim benim oyun arkadaşım biraz da. O olmasaydı galiba biraz kendimi yalnız hissederdim hayatta.
Kardeş ve ağabey sahibi olmak güzel bir duygu. Bunu her geçen sene daha iyi anlıyorum. İlerleyen yıllarda, yaşlarda daha kim bilir neler yaşayacağız, neler paylaşacağız, heyecanla o günleri bekliyorum. Ortanca olmak, güzel bir şeymiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder