Ali Çağhan Kalaycı
Duvarda asılı duruyordu saat. Saate baktı ve aklına geldi diyet. Bu esnada evde bir şey olmadığını fark etti neyse ki yakındı market. Markete giderek aldı makarna tam on paket. Yetmişti neyse ki cebindeki nakit. Keşke alabilsem diye düşündü birkaç tane de but. Dışarıya çıktığında tüm sıcağıyla yüzüne üflüyordu asfalt. Bu hayatın içinde nasıl yapılırdı ki sanat? Böyle olmamalıydı sanki hayat. Eve doğru giderken epeydir almadığını düşündü bir yerden davet. Keşke biri çağırsa onu ve hazırlasa eşsiz bir ziyafet. Lakin nerede insanlarda o nezaket. Böyle düşünerek döndü yeniden evine nihayet. Kendi kendine şöyle dedi: Bitecek bu yazı bitecek az daha sabret. Eve girdiğinde annesi seslendi: Et alıp gelir misin bir zahmet. Makarnaları yerine bırakıp dışarıya çıktı ve sessizce yeniden markete döndü Ahmet.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder