Gamze Sena Kuyucu
Gerçekler acıymış, öyle söylerler hep bana. Gerçekler insanı
olgunlaştırırmış, gerçekler insanı olmak istemediği bir bireye dönüştürürmüş. Bence
gerçek böyle bir kelime değil veya böyle bir kelimeyi asla çağrıştırmıyor. Gerçek,
insana olmak istediği şekilde görünür. Bir insan iyimser olunca iyi görür her
şeyi. Kötümser insanlar ise kötü. Gerçek herkesin düşüncesine bağlı bir kavramdır.
Küçük bir çocuk ejderhaya gerçek der, yetişkin bir insan ise yalanlara. Gerçek acı
bir kelime değildir ya da acı çağrıştıran bir kelime. Gerçek insanın zihnindeki
bir düşünceden ibarettir. Ama herkes bu düşünceye gerçek der ve kendini
inandırır. Oysaki gerçek apayrı bir kavramdır. Yaşadığımız bu dünya gerçek
değil belki. Yediğimiz yiyecekler, elimize aldığımız eşyalar… Gerçek, kimsenin
kanıtlayamayacağı bir kelimedir.
Gerçeklere acı diyorlar ya o zaman yalan tatlı olmalıdır. Yalan
insana tatlı kelimesini çağrıştırmalıdır. Peki öyle mi? Hayır, yalan insana
tatlı kelimesini çağrıştırmıyor. Asıl yalan acıdır. Yalan insanı olgunlaştırır,
yalan insanı olmak istemediği bir bireye dönüştürür. Yalanı söylemek, dile
getirmek kolaydır. Ama gerçekleri herkes dile getiremez. Herkesin gerçeği
kendine göre değişir. Bazen bizim için gerçek olan bir şey bir başkası için
yalan ya da hayal olabilir. Gerçekler zamana, topluma göre de değişebilir. Mesela
orta çağda yaşamış bir büyücünün gerçeği ile günümüzde bir bilim insanının gerçek
algısı farklıdır.
Gerçekler acıymış, öyle söylerler hep bana. Ama ben tatlı yalanlardansa acı gerçeklere inanırım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder