Gamze Sena Kuyucu
Adalet… ne kadar da kolay bir kelime gibi görünüyor. İnsanlar
günlük hayatta kullanıyor ama asıl anlamını kimse bilmiyor. Neden? Neden kimse
bilmiyor anlamını? Eğer insanlar adalet kelimesinin anlamını bilseydi bu dünya
böyle olmazdı. Belki daha barışçıl olurdu orasını bilmiyorum ama böyle olmazdı.
Adalet demek insana
hak ettiği gibi davranmak demek. İnsanın gerçek yüzünü görüp ona göre hareket
etmek demek. Kısasa kısas gibi. Benziyor aslında. Adalet için empati gerekir. Karşındakinin
ne yaşadığını anlayacaksın ki ona adil davranasın. Adalet sadece karşındakine hak
ettiği gibi davranmak değildir. Kendine de bir sınır tanımandır adalet. İnsanın
fıtratında vardır bencillik. Adalet ise o bencilliği susturmaya denir.
Herkes adaletsizlikten şikayetçi öğrenci öğretmenlerin adil
olmadığını, öğretmen müdürün adil olmadığını, müdür de bakanlığın adil
olmadığını söylüyor. Dağdaki çobanda hayatın adil olmadığını söylüyor saraylarda
yaşayanlarda. Yüzyıl yaşayanlarda adaletten bahsediyor on gün yaşayanlarda. Hiç
kimse adil bir dünyada olduğumuzu düşünmüyor ve türküler, şarkılar, şiirler
zulmün adaletsizliğini anlatılıyor.
Gerçekten böyle mi? Adaletsizlik her yerde var mı? Bence var
çünkü adaleti sağlamak zannedildiği kadar kolay bir iş değil. Adalet rakamlarla,
verilerle, istatistiklerle sağlanabilecek bir şey değildir.
Adalet her şeyden önce ruhun, vicdanın ve kalbin şikâyet
etmediği bahçelerde yeşeren bir çiçektir. Adalet zalimlerin korktuğu,
istemediği, kaçtığı bir savaştır; gariplerin, kimsesizlerin, yoksulların
beklediği kahramandır.
Adalet dünya var olduğundan beri hem aranan hem de ulaşılmayan bir iksir, zaman zaman yaklaşılan ancak sahip olunamayan bir büyü, hep aradığımız ve çok az rastladığımız bir rüyadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder