24 Aralık 2024 Salı

BİLMEM NEDEN

Salih Taha Balta

Bilmem neden bulutlar beyaz
Bluzlar mavi
Geceler ve mazi siyah

Bilmem neden
Ağaçlar yeşil
Çiçekler sarı
Böcekler kahverengi 

Belki de hepsi
Kendi istediği renkte
Şimdi tek bir soru kaldı
Benim rengim ne

UÇTUM SEVİNÇTEN

Salih Taha Balta

Uçtum sevinçten
Seni görünce dede
Al yanaklı tonton dedem
Götür beni haydi yine
Parklara, gezmelere

Sırtına çıkar beni
Salıncakta salla
Ya da giderim belki
Oyuncak satan yerlere
O kukla ne güzel, bak dede
Uçtum sevinçten 
Bak 
Çok komik değil mi sence de

HESAP

MAHMUT ERAY ERBAŞ


İçin sıkılır bazı anlar
Hatırlanır yitip giden yıllar
Ama nafile dönemezsin geçmişe
Yolun diğer yarısı da bitmiş
Varmışsın sanki yetmişe

Yolun yarısına otuz beş demiş şairin biri
Kırk altında gitmesi 
Hayatın ironisi
Matematiği biraz karıştırınca
Evdeki hesap çarşıya uymamış gibi

ANLAMIYORUM

MAHMUT ERAY ERBAŞ

Bazı insanları anlamıyorum
Aslında bazılarını değil kimseyi anlamıyorum
Neden anlamadığımı da anlamıyorum
Böyle düşününce
Anlamak nedir 
Bunu da anlamıyorum

Anlamak zorunda mıyım
Anlamıyorum 

21 Aralık 2024 Cumartesi

DİĞER BÖCEKLER

 Mehmet Zahid Ökten


Bir böcek yalnızca bir böcekten ibaret değildir. Böceklerin binbir türü vardır. Bazıları çok bacaklı bazıları iki bacaklıdır. Bazıları konuşabilir böceklerin. Bazıları “konuşabilir mi” diye sorabilir. Kahkaha atanları da vardır. 
Böcekler yalnızca tavan arasında, taban tahtalarının altında olmaz. Yalnızca bahçede, balkonda da olmaz. Bazı böcekler sınıflarda olabilir. Sınıfın tavanında ya da tabanında değil sandalyelerinde oturabilir. 
Böceklerin beslenme şekilleri türlü türlüdür. Bazıları çikolata yiyip ambalajlarını masaların üzerinde bırakabilir. Bazıları da zil çalmadan ayağa kalkıp ortada dolaşabilir. 
Hikâye yazabilen böcekler de vardır, yazılan hikayeleri tıklayarak onların çok okunanlar arasına girmesini sağlayanlar da.
Bizim konumuz yalnızca doğadaki böcekler. Diğer böcekler, hayatın her yerinde dolaşıyor zaten. 

ÖĞRENCİNİN BİR GÜNÜ

 Tunahan Ceylan

Sabah kalktım saat sekiz
Güzel bir kahvaltı yeriz
Bir yumurta birkaç ceviz
Yemek diye buna deriz

Hemen bindim servise
Selam verdim şoföre
Ben oturdum yerime
Kemer taktım belime

Tam dokuza beş kala
Hızla geldik okula
Okul zili çalınca
Başım şişti vallaha

Türkçe, matematik, fen
En eğlenceli beden
Çıkarız beşte dersten
Koşup servise önden

Bu günlük okul bitti
Şimdi dinlenme vakti
Tam rahatladım derken
Ödevler aklıma geldi

KİM DAHA DAĞINIK

Yusuf Kerem Acar

Her sabah aramak çorabımın eşini
Çok yorucu bir iş
Ya da masamda bulamamak aradığım şeyi
Bilmiyorum bu nasıl gidiş

Dolabım desem tam bir imtihan
Hem de çoktan seçmeli
Dağınıksın diyorlar bana
Bilmiyorum ne etmeli

Oysa dağınık değilim
Hayat çok karmaşık sadece
Örneğin bir okulda bu kadar ders
Bu kadar defter, kitap niye

Bir kıyafet yeter oysa yaşamaya
Ama bakıyorum dolabım dolu
Dağınıksın diyorlar bana
Bence insanlar düşünmeli bunu

Ben dağınık değilim dağınık hayat
Vermiyorlar dağınıksın diye diye
Bana birazcık rahat

BİLMİYORUM

Aden Mira Kartal

Beyaz badanayla kaplanmış
Boş bir duvar gibi zihnim
Ya da ilk kez yaprakları açılmış
Tertemiz bir defter gibi
Boş, bomboş
Kaybolmuş kelimelerim

Konuşmayı güç bela hatırlıyorum
Yazmayı ise çoktan unutmuşum
Suç benim değil aslında
Bu benim huyum

Ne duvarlara desen çizecek haldeyim
Ne de deftere yazacak 
Bilmiyorum benim bu halim
Ne olacak