5 Şubat 2026 Perşembe

HAYAT MÜCADELESİ

Semih Yılmaz

Kar yağınca herkeste bir mutluluk, herkeste bir heyecan ve tatil beklentisi kaçınılmaz hale geliyor. Çoğu zaman tatiller de peş peşe diziliyor zaten. Bu tatiller bizim için mi yapılıyor yoksa servis şoförleri için mi bilemiyorum fakat her durumda bizim de işimize yarıyor. Mesele kar, kış, tatil değil; mesele karların eridiği vakitler. Aslında bu günlerde tatil verilmeli. Her taraf çamur ve su içindeyken okula, işe gitmek büyük bir mücadele gerektiriyor. Göllenmiş su birikintilerinden geçmek için bazen iyi bir yüzücü olmanız gerekiyor. Ya da hemen yanınızdan son sürat geçen bir aracın üzerinize sıçratacağı çamurlu sudan kaçmak için iyi bir sporcu olmanız lazım. Daha da kötüsü gündüz eriyen ve yolları kaplayan kar sularının geceye doğru buza dönüşmesi. Düşmemek ve bir yerlerinizi kırmadan eve dönmek büyük bir mucize. 
Daha bugün garip bir olaya şahit oldum. Kar, çamur ve su birikintileriyle dolu bir yolda ilerlerken yanımdan geçen araç az ilerde durmak zorunda kaldı. Aracın durduğu yerde bir yükselti vardı. Araç sahibi aşağıya  indi, dikkatlice aracına baktı, yola baktı ve söylenerek tekrar aracına bindi. Yaklaşınca olay yerini ben de inceledim. Yolda bir çalışma yapılmış ya da bir şekilde çukurlar oluşmuş fakat üzeri kar ve suyla kaplanınca yol, dümdüz gibi görünüyor. Galiba sürücü de bu duruma dikkat etmeden ve yolunu değiştirmeden bu çukura düşmüştü. 
Bu ve benzer çukurlara yalnız sürücüler düşmüyor. Karşıdan karşıya geçerken nasıl olsa ayakkabılarımı aşmaz, diyerek attığımız bir adımla paçalarımız tamamen ıslanabiliyor. Üstelik kış günü ıslak bir ayakkabı, ayakkabı içinde çorap ve dizlere kadar ıslanmış bir pantolonla eve dönmek… Ardından başlayan karın ağrısı, böbrek ağrısı. 
Yine de kar yağsın ve erisin. Yine de bolluk, bereket olsun. Ben ıslanmaya, yollarda araçların üzerime saçtığı su ile yıkanmaya, ayaklarım ve pantolonum ıslak ve dönmeye razıyım. Hem kar da yağmasa kocaman kış boyunca yalnızca şubat tatilini beklemek çok sıkıcı olmaz mıydı?

DUVARLAR


Yusuf Kerem Köse

Taştan, betondan bir perdesin
Arasında her şeyin
Okulda, hastanede, evde
Her yerdesin

Bazen görünmez bir şeysin
Seni ben örerim içimde
İnsanlardan saklanmak için

Korursun gereksiz seslerden
Gürültülerden 
Korursun beni ansızın gelen
Misafirlerden 

Binaların dışarı açılan kapısı
Anlaşılabilir senden binanın iç yapısı
Ama lütfen çok sert olma
Çarpıyorum bazen
Yarıldı sanıyorum kafatasım 

SAAT

Semih Yılmaz

Son zamanlarda kendini çok mutlu hissediyordu. Sanki yenilenmiş gibiydi ruhu. Yolda, okulda, evde durup durup sol koluna bakıyordu, sol kolunda onu tebessümle karşılayan şeye. 
Zaman, onunla sanki yeni bir anlam kazanmıştı. Zamanı artık daha iyi değerlendirebildiğini düşünüyordu. Üstelik yatarken şayet sol kolu başının altındaysa onun sesini dinleyerek uykuya dalıyordu. 
Bir süre sonra büyük bir üzüntü başladı. Onsuz hayat çekilmez olurdu. O kadar alışmıştı ki ona. Bir gün ondan ayrılmak zorunda kalabileceğini düşündükçe üzüntüsü daha da artıyordu. Şöyle dedi onun kulağına yaklaşarak usulca:
-Benim kalbim bir gün duracak olsa bile senin kalbin hiç susmasın. 

ÇELİŞKİ

 
Ertan Abdülkadir Erdoğan
Kış mevsimini galiba ben çok sevmiyorum
Aslında karla bir sorunum yok
Fakat üşümek beni hasta ediyor
Her üşüdüğümde endişeleniyorum

Benim en sevdiğim mevsim yaz
Geceleri bir sıcacık oluyor
Gündüzleri sırtımda bir kaban yok
Üstelik kocaman ayakkabılar ayağımda değil
Bu lüksü ancak yaşayanlar bilir

Üşümenin de bazen güzel yanları var
Herkese nasip olmuyor kartopu oynamak
Ya da bir havuç bulup
Kardan adamın burnuna takmak


Her ne kadar sekiz ay soğuk olsa da
Yaşadığım şehri seviyorum
Kışına, karına, ayazına rağmen
Yeniden dünyaya gelsem
Sivas’ta yaşamayı seçerdim diyorum

MUTLULUĞUN TARİFİ


Baha Kayhan
En sevdiğin şey nedir diye sorsalar bana
Düşünmeden kaşarlı poğaça derdim
Yemeklerin tümünü seviyorum ama
Poğaça ile benim asıl derdim

Tazeyse, sıcaksa
Yanında bir de çay varsa
Başka bir şeye ihtiyaç duymam
Açlıktan duymam tasa

Poğaça dedimse sadece kaşar yetmez
Üzerinde biraz da susam olmalı
Paylaşmak güzeldir fakat
Kimse poğaçama uzanmamalı

YAŞAMAK ŞİMDİLİK GÜZEL

 
Baha Kayhan
Yaşamaktan şikâyet edenleri
Bir türlü anlamıyorum
Dünya bu kadar güzelken
Neden bunca dert, tasa
İçinden çıkamıyorum

Bir ailesi varsa insanın
Anlayışlıysa anne babası
Ve bir de ağabeyi varsa kendinden hayli büyük
Sadece şükür demek kalıyor geriye
Çünkü bunların hepsi
Allah’tan bir hediye

Ağabey meselesi biraz karışık
Şimdi bir sorun yok aslında
Bir zamanlar bu kadar iyi ağabey değildi sanki
Fakat çok iyi anlaşıyoruz şimdi
O zamanlar belki de fazla küçüktüm ben
Ve anlamıyordum onu sahiden
Şimdi onun geçtiği yollardan ben geçiyorum
Geride kalan yolları düşündükçe
Onu daha çok seviyorum
Üstelik ne istesem bana alıyor
Ve sevgiyle davranıyor
Şimdi anlamadığım tek şey
Sürekli spor merkezinde ne yapıyor

Yaşamaktan şikâyet edenleri
Bir türlü anlamıyorum
Hayat şimdilik çok güzel
Sınavlar başladığında da böyle olmasını diliyorum

BİLGELERİN YOLU

 


Feyza Duran
Kimileri korksa da karanlıktan
Bazıları için sığınaktır onun kolları
Karanlığa koşar yazarlar, şairler 
İlhama giden yol karanlıktan geçer
Ve bu yolu şairler seçer

Aydınlık her zaman mutluluk vermez insana
Herkesin her şeyi görmesi gerekmez
Herkesin herkesi tanıması da
Aydınlıktan kaçar kimi insanlar
Hayatın sırrını bulmuş gibidir
Aydınlıktan kaçanları en iyi anlayanlar

Aydınlık, bazen neşedir, mutluluktur
Ama çabucak geçer
Karanlık hüznün yurdudur
Bu yolu ancak bilgeler seçer


SABIR DUASI



Furkan Yörük
Benim kadar sıkılmamıştır
Issız adasında Robinson
Benim kadar sıkılmamıştır
Kafesinde yaşayan güvercin, akvaryumunu turlayan balık

Aslında farkım yok onlardan
Her ne kadar akşamları dönsem de eve
Ağır geliyor artık bu bedene
Her gün gitmek oraya
Ve karışmak kalabalığa

Yüzlerce çocuk, onlarca yetişkin
Hepsinin hareketleri bağlanmış bir zile
Çıkıyorlar dışarıya, giriyorlar içeriye
Sormadan hiç bunlar niçin diye

Kışın neyse, belki biraz katlanmak mümkün
Ama yazın en sıcak günlerinde
Çekilmeyecek bir çile
Hele bir de sınavlar varsa üst üste
Allah sabır versin diyorum
Öğrenci milletine