7 Ekim 2023 Cumartesi

SULUK

Abdullah Akkuş
Dışarıya su sızdırmıyorsun
Kuru kalıyor defterim kitabım
Rengarenksin tamam
Ama çok çabuk kırılıyorsun
Bazen kendini sınıfta unutuyorsun
Kendini sadece susayınca hatırlatıyorsun
Lütfen kırılma artık
Kırılma bana

ARABA

 

Ömer Ali Çamcı
Arabalar seslidir
Üstelik renkli renklidir
Bir yerden bir yere
Taşır bizi hızlıca
 
Modelleri çeşit çeşit
Kimi spor kimi jeep
Ayağımızı keser yerden
Bir yerlere giderken

KAPI

 

Dinçer Kara
Her yerde kapılar kapılar
Kimi sessiz kimi gıcırdar
Kimini herkes açar
Kiminin kilidi var
 
Benim en sevdiğim kapı
Okulumun kapısı
Bir coşkuyla doluyorum
Açınca okulun kapısını

GÖKYÜZÜ

 

Zeynep Gökçe Yılmaz

Masmavidir gökyüzü
Ona bakınca
Rüyada gibi hissederim
Bulutların yuvası sanki
 
Onda yağmur var
Kar var
Dolu var
Kuşlar var
Her şeyimsin gökyüzü

GÖKKUŞAĞI

Zeynep Gökçe Yılmaz

Renklerin en güzel göründüğü yer
Gökkuşağıdır bence
İnsan nasıl mutlu olmaz
Gökkuşağı görünce
 
Ama her zaman görünmüyor
Yalnızca yağmurdan sonra
Keşke her gün görsem onu
İçim neşeyle dolsa



SAÇLARIM

Şükrü Bora Karabulut
Saçlarımı hiç anlamıyorum
Tıraş oluyorum ertesi sabah bakıyorum
İnmiş gözlerimin önüne

Başkaları saçlarını tararken mutlu olur
Ben sabahları
Tararken saçlarımı
Yoruluyorum 

Tıraş olmak için gittiğim berber
Çizgi atıyor saçıma kaşıma
Yalnızca bunu seviyorum
Keşke uzamasa saçlarım
Hep öyle kalsın istiyorum





5 Ekim 2023 Perşembe

REKLAMLAR

     Akın Eliş

    Reklamlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz. Telefonu açıyoruz, reklam. Televizyonu açıyoruz, reklam. Otobüs bekliyoruz, reklam. Sokakta yürüyoruz, reklam. Kantine giriyoruz, reklam. Test çözüyoruz, reklam. Reklamlarla büyüyoruz, reklamlara yaşıyoruz. Yeri ve zamanı yok gördüğümüz, duyduğumuz reklamların.
    Arkadaşlarımızın kıyafetlerine bakıyoruz, marka. Su içiyoruz, marka. Kalem alıyoruz, marka. Çikolata istiyoruz kantinden, marka… Her yerde markalar yürüyor reklam yaparak. Bizler de bu reklam dünyasının bir piyonu oluyoruz.
    İçtiğimiz bir şişe suyun, yediğimiz küçücük bir gofretin, kullandığımız kalemin reklama nasıl bir ihtiyacı var? Gerçekten reklamlara aldanarak mı insanlar tüketiyor her şeyi? Mesela araba almadan birileri reklamlarını izliyor mu? Dondurma alırken daha önce izlediğimiz reklamların etkisinde kalıyor muyuz? Soruları çoğaltmak mümkün. Hepsinin de cevabı galiba evet.
    Reklam fikrini ilk kez kim hangi ürün için düşündü, diye düşünüyorum. İyi niyetli miydi ilk kez reklam    yapan kişi?
    Tanıtım ve reklam aynı şey olmamalı diye düşünüyorum. Tanıtımın niyeti iyicil, reklamın niyeti kötücül olabilir. Tanıtıma insanların ihtiyacı olabilir ve kısa sürelidir. Reklam ise süresiz, hep devam eden bir beyin yıkama aracıdır diye düşünüyorum.



GÜLMEYE DAİR

 

    Umut Bulut
    Gülmek, insana has bir duygu. Keyifli olduğumuzda, mutlu olduğumuzda, güzel bir haber aldığımızda güleriz bazen ise sebepsiz güleriz.
    Gülmek çeşit çeşittir. Tebessüm mesela, gülmenin en masum, en saf halidir. İçtenlikle size tebessüm eden birisinden korkmazsınız, ona karşı bir sempati bile oluşur anında. Bir de kahkaha var gülmenin çeşidi olarak. Kahkaha insanı yorar biraz da ve tebessüm gibi sadece yüzden anlaşılmaz. Sesi vardır kahkahanın. Kahkaha atan kişi tüm bedeniyle atar kahkahayı. Bir şaka sonrası, komik bir durumla karşılaştığımızda kendimizi tutamayarak kahkaha atabiliriz. Kahkaha insana kendisini kaybettirebilir o yüzden biraz tehlikelidir. Her ortamda atılması risklidir: mesela derslerde.
    Bir de kötücül gülüş vardır. Hem tebessümle hem de kahkahayla yapılabilir. Bu tür gülüşler aslında gülmek değil sırıtmak olarak da tanımlanabilir.
Gülmek, insana yaşama sevinci verir. Yalnızca yaşamayı seven insanlar gülebilir.