22 Mart 2025 Cumartesi

BENİ BIRAKMA

 


Atakan Kıvanç Ağca

Eğer sen yoksan yanımda
Eksiğim çok fazladır yolumda
Çünkü sana emanettir her şeyim
Kalemim, telefonum silgim

Ne kadar özen göstersem de sana
Yıpranıyorsun 
Farkındayım zamanla
Düşünüyorum seni nasıl değişirim
Bir başkasıyla
Çantam, güzel çantam
Ne olur beni bırakma

UYKUSUZ

İsmet Çınar Altuntaş

Eğer henüz çocukluktan çıkmamış biriyseniz
Eğer seviyorsanız gerçeklerden çok
Rüyaları
Uykusuzluk nasıl bir bela 
Anlarsınız 

Ekmek bulamamak gibi
Susuz kalmak gibi
Öyle bir şey işte uykusuzluk, desem
Kim anlar ki beni

18 Mart 2025 Salı

ERKEN SOLAN ÇİÇEK

Hayrettin Eymen Bulut

Değil yalnız ağaçlara, bahçelere
Gelir bahar kalplere de
Cemreler düşünce
Art arda peş peşe

Bahar, binlerce çiçeğin 
Bir mevsimde açması değildir
Bahar tek başına bir çiçektir
Gülünce tüm çiçekler neşelenir

Kimi zaman yazlar kışlar uzar
Ama uzamaz hiçbir zaman bahar

8 Mart 2025 Cumartesi

RAYLAR

Üner Taha Aydemir

Yazıyorum son mektubumu
Şehrin raylarında
Eskimiş binanın
Tam arkasında

Bıraktım çocukluğumu 
Şehrimin dar sokaklarında
Yitirdim umudumu
O yatağın başında

Sokaklar iyidir insanlardan
Kanatmıştı dizimi kaldırımlar
Peki ya insanlar
Onlarsa ruhumu hiç acımadan 

Pek bir tanıdık geliyor
Bu paslı raylar
Bana anımsatıyor
Parktaki salıncaklar

Mısralarımı anlayan
Kimse yok aslında
Ama yazmadıklarım
Yük olur omzumda
O yüzden borcumdur
Bu kalabalığa bir veda

BİR DAVUL SESİ

 Ayşegül Yıldız

Her sahurda erkenden uyanıyorum
Duymak için ramazan davulcusunu
Bekliyorum, bekliyorum
Belki yarın gelir diyorum

Neyse ki iftar vaktinde
Patlayan topun sesini duyuyorum
Onunla avunuyorum

Yine de umudum var bekliyorum
Bitmeden ramazan
Geçeceksin bizim sokaktan
Hangi şarkıyı çalacaksın bilmiyorum ama
Bekliyorum seni davulcu emmi
Bekliyorum.


ORUÇLU BİR GÜNÜM

Eymen Çam

Sabah uyanmıştım oruçken
Canım su istemişti erkenden
Oruç olduğumu hatırladım
Bardağı elimden bıraktım 
Okul yoluna çıktım

İlk üç ders güzeldi
Matematik beni mahvetti
Sonra ise bedendi
Karşı takım bizi yendi
Yaşadıklarım bu kadar değildi
Kafama krampon yedim
Ayağıma çelme
Arkadaşlarım bağırdı
Bir daha bizim takıma gelme

Akşam eve zor geldim
Ödevleri güç hallettim
Yine de iftar olmadı
Vakit bir türlü dolmadı

Açlıktan düştüm koltuğa
Gözlerim baktı tavana
Ezan sesi gelince
Sürünerek gittim mutfağa

Günü tamamlamıştım
Okul bitti sanmıştım
Sabah yine uyandım
Üstelik hem de yine
Kendi okulumdaydım

GECENİN SESİ

Mehmet Çınar Köksal

Ay ışığında sessiz adımlar
Rüzgar fısıldar eski anılar
Bir yıldız kayar gökyüzünden
Düşler doğar karanlıktan

Deniz uzakta dalgalanır
Gökyüzüne umut sarılır
Gecenin sesi, rüyanın izi
Kalbin derinliklerinde gizli

ISLAK SOKAKLAR

Mehmet Çınar Köksal

Yağmur düşer sessiz şehre  
Hüzün siner solgun geceye 
Islak sokaklar anlatırken 
Bir umudun solmuş hikâyesiyle 

Gözlerimde gökyüzü kadar derin 
Damlalar akar, içim serin 
Bir anlık bahar özlemiyle 
Kaybolur hüzün, gelir yeniden